Aydının Kahramanları
  Mehmet Esat İLERİ / (1882-1957)
     
Mehmet Esat İleri Batı Trakya doğumlu, Kurtuluş Savaşı’nda Aydın cephesinde önemli yararlıklar göstermiş, TBMM 1. Dönem ve TBMM 2. Dönem’de milletvekilliği yapmış bir din ve siyaset adamıdır.
Ankara Fetvası’nı “Çine’de Milli Ordu Müftüsü Gümülcineli Esad” ismiyle imzalayan Mehmet Esat Efendi, 1882′de Gümülcine’de doğdu. Babası Müderris Mehmet Hilmi Efendi’dir. İlk, orta ve yüksek öğrenimini doğum yerinde yaptı.
     
  Miralay Şefik AKER / (1877-1964)
     
1877 - 1964, daha cok bilinen adi ile miralay sefik bey.

once canakkale sava$inda sonrasinda ile kurtulu$ sava$inda gorev almi$ kiymetli komutan. harbiye"den mezun olduktan sonra subay olarak orduya katildi. kurtulu$ sava$i"nda 57. tumen komutani olarak gorev aldi. ozellikle ege bolgesinde buyuk yararliliklari gorulen aker bu bolgedeki direni$i ve orgutlenmeyi ustlenen komutanlarin ba$ini cekiyordu. sava$ sonrasinda siyaset hayatina atilmayan komutanlar arasinda yer aldi.

canakkale sava$inda anzaklarin cikartma yaptigi ariburnu"nda onlari ilk kar$ilayan mehmet $efik aker"in 800 ki$ilik 27. alayi olmu$tur.
     
  Demirci Mehmet Efe / (1883-1959)
     

Milli Mücadele kahramanlarından olan Demirci Mehmet Efe 1885 yılında Aydın"da doğdu. Babası, Nazilli"nin Pirlibey köyünde demircilik yaptığı, kendisi de onun yanında çalıştığı için "Demirci" lakabıyla anılırdı; sonradan bu lakabı kendisine soyadı seçti. I. Dünya Savaşı"nda askere alınan Demirci Mehmet, İzmir"deki 5. Depo Alayına verildi. Fakat ermeni asıllı bir subay tarafından hakarete uğrayınca dayanamayıp askerden kaçtı ve Ödemişli Gökdeli Zeybek"in çetesine katıldı. Bir süre sonra kendisi de ayrı bir çete kurarak eşkıyalık yapmaya başladı ve güvenlik kuvvetlerini bir hayli uğraştırdı.

Yunanlılar İzmir"e çıkıp, Aydın"ı da ikinci kez işgal edince, Demirci Mehmet Efe 200 kişilik çetesiyle 11 Temmuz 1919"da Aydın Cephesi"ndeki milli kuvvetlere katıldı. Aydın"da katıldığı bir çarpışmadan sonra Aydın cephesi Kuvayı Milliye komutanı olan Mehmet Efe, düşmana yapılan baskınlarda büyük rol oynadı. Sökeli Ali Efe"nin Denizli"de öldürülmesine kızarak Denizli"yi bastı ve pek çok kişiyi kurşuna dizdi.

22 Haziran 1920"de başlayan genel Yunan saldırısı üzerine Eğridir, Isparta dolaylarındaki dağlara çekilen Demirci Mehmet Efe"nin, Kuvayı Milliye ile düzenli ordu arasında başlayan çekişme sırasında Çerkez Ethem"le haberleşmesi şüphe uyandırdı; 15-16 Aralık 1920"de Refet (Bele) Bey"in süvari birliklerinin baskınına uğrayan Demirci Mehmet Efe kuvvetleri dağıldı, kendisi beş on kişiyle kaçıp kurtuldu. Sonradan Hükümet"e sığınarak bağışlanan Mehmet Efe, savaş sona erince Nazilli"ye yerleşti ve ölümüne kadar sakin bir hayat yaşadı. 

     
  Efe Ayşe / (1894-1967)
     
Çete Ayşe Umurlu’ya bagli İmamköy`lüdür. O bir annedir. İki kizi vardir (Huriye ve Hafize) okuma yazma bilmez, şehit hanımıdır. Kıt kanaat geçinip gitmektedir. Durum böyleyken köyünde sakin bir yasayiş ömür süren esas adı Emir Ayşe olan 23 yasindaki ev hanımı çok zor şartlarda silahlanıp düşmanın karşısına çıkmıştır.Çete Ayşe o günlerin ıstırabını yüregi yanarak duymuş bir vatanseverdir. O yola çıkınca diğer kadınlar, kızlar peşine takılmış, bu yönüyle bölgenin diğer kadın kahramanlarına öncü olmuştur. Öncülüğüyle de kadın kahramanlarımızın sembolüdür. Zaferi gören bahtiyarlardandır.
Kisacası:Dağlarından yağ, ovalarından bal akan Efeler diyarı Aydın Elinde Çete Ayşe bir Kadın Efedir.
     
  Binbaşı Şükrü AYDINLI / (1883-1935)
     

Güncelleniyor..

     
  Yörük Ali Efe / (1895-1951)
     

Yörük Ali Efe, (d. 1895-KavaklıSultanhisarAydın, ö. 23 Eylül 1951-Bursa), Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919"da Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vurmak suretiyle Aydın yöresinde düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuş olan efe.

Babası Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Abdi, annesi yine Yörüklerin Atmaca Aşireti"nden Fatma’dır.

Yörük Ali 19 yaşına geldiğinde, Aydın (il) dağlarında dolaşanAlanyalı Molla Ahmet Efe’nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe’nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak gurupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti.

Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Yörük Ali Efe 1919 senesinde dağdan indi. O sıralar düşmanİzmir’i, ardından Aydın ve Nazilli’yi işgal etmişti.

Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları, Aydın ilinin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanarak, Yörük Ali Efe ve arkadaşlarının 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ve Atçaarasındaki Malgaç deresinin üstünden geçen Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptılar. Baskın sonunda karakol tümüyle imha edildi, cephane ve erzaklar ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu’da düzenli, bilinçli, ve milli şuurla işgalcilere yapılan ilk baskın olarak kabul edilmektedir. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vermiş, düşmanın yurttan kovulabileceğine olan inancını arttırmış ve Yörük Ali Efe’nin liderliğini perçinlemiştir. Düşman beklemediği bu baskın karşısında paniğe kapılmış, Nazilli’deki kuvvetlerini Aydın istikametine çakmıştır. Ne yazık ki çevreyi yakarak, yıkarak, masum insanları öldürerek...

Daha sonra 7. Tümen kumandanı Şefik Aker’in başkanlığında kurulan halk meclisinde oy birliğince alınan karar uyarınca Aydın, Yörük Ali Efe emrindeki kuvvetler tarafından kurtarılmıştır. Ancak takviye kuvvetlerle güçlenen düşman ordusu Aydın’ı ikinci kez işgal etmiştir. Artık kanlı savaşlar başlamıştır. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cephesi kurularak olağanüstü cesaretle, donanımlı ve sayıca çok fazla olan düşman kuvvetleri büyük kayıplara uğratılmıştır. Böylece düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir süre düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesi engellenmiştir.

Düzenli ordunun kurulması üzerine Yörük Ali Efe, emrindeki savaş deneyimi çok iyi olan büyük bir gurubu her ferdinin istek ve sevgisiyle orduyla bütünleştirmiştir. Kendisi de Milli Aydın Cephesi Komutanı olarak savaş sona erene kadar vatani görevini sürdürmüştür.

Yörük Ali Efe alçakgönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşı"ndaki rolü ile ilgili olarak yapılan övgülere verdiği şu cevabı her zaman hatırlanacaktır:

"Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin sesi olur mu ki?"

Cumhuriyet döneminde Yörük soyadını alan Ali Efe, Kurtuluş Savaşından sonra altı sene İzmir’de yaşadı, 1928 senesinde, Kurtuluş Savaşında bir süre karargahı olan Yenipazar’a taşındı. 1951 senesinde, İzmir"de geçirdiği talihsiz bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti. 1953 yılında tedavi için gittiği Bursa’da ölmüştür.

Yörük Ali Efe vasiyetinde Yenipazar’da toprağa verilmesini istedi. Ayrıca "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim dedi."

Kuvayı Milliye’nin bu değerli komutanı TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Türk halkı tarafından adına türkü yakılmıştır..

Yenipazar"daki evi devlet tarafından müze olarak düzenlenerek Yörük Ali Efe Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır.

     
  Mestan Efe / (1891-1957)
     
Ödemiş’in Gerçekli  köyünde dünya’ya gelmiştir.Çakırcalı Mehmet Efe’nin eski kızanı,Kurtuluş Savaşı’nda
süvari müfreze kumandanı,Yunan kuvvetlerine ağır darbeler vurmuş,Halk Kahramanlarımızdandır.
Efelige Çakırcalı Mehmet Efe’nin Kızanı olarak adım atar. Yakın bir zaman sonra Çakırcalı öldürülünce, Hacı Hüseyin Efe ile birlikte
bir süre Grubun Efeligini Yapar,Düze Indikten Sonra Askerligini yapmak icin Batum’a gönderilir.Savaş bittikden sonra
Ödemis’e gelir ve tekrar daga cıkar.Dagda herhangi bir eskıyalık faaliyetinde bulunmaz ve sonrasında Ödemiş Kaymakam’ı
Refik Bey aracıligıyla kızanları Gökdeli ve Arap Hüseyin ile birlikte düze indirilir,4′er altın aylıkla
seyyar Jandarma kadrosunda görev yapmaya bağlar.
 
Yunanlıların Izmir’i iğgali sonrasında,Milli Mücadeleye katılmığtır.Ege Bölgesinde, özellikle Aydın ve cevresinde büyük ve yararlı hizmetleri
dokunmutur.Cesur ve zeki bir insan olmasının yanında,gösterisi sevmedigi de bilinir.Bu nedenden dolayı olacak ki hakkında pek bilgi bulamadim.Bu yazıda diger konularda kendisinden bahsedilen kısımlardan bir derlemedir
     
  Danişmentli İsmail Efe / (1882-1946)
     
İsmail Efe, 1882 yılında Aydın merkez Danişment köyünde dünyaya gelmiştir.
Askerlik çağı gelince silah altına alınmıştır. Topçu sınıfında askerlik yaptığı söylenir. Askerli dönüşü köyünde tarla- bahçe işlerinde meşgul olduğu gibi dere içinde su değirmenleri de varmış. İlk evliliğini Dudu adındaki bir kadınla yapmış. Bu kadından olma İsmail – Galip – Bedriye- Esma ve Huriye adında çocukları dünyaya gelmiş. 1931 doğumlu olan kızı Huriye halen hayatta olup Aydın’da yaşamaktadır. Babası Milli Mücadeleye katıldığı için Milis Binbaşı itibari rütbe de verildiğinden, 1946 yılında ölmesi nedeniyle kızı Huriye bu rütbeden yetim maaşı almaktadır.
     

 



 


  Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım : SER YAZILIM