BEN MUSİN AYDOĞDU
 

Ben Muhsin AYDOĞDU Aydın Karpuzlu İlçesi Hatıpkışla Köyü doğumlu, köyümüz Selçuklu zamanında yerleşime zorlanan Hayta aşiretinden olan bir Yörük köyüdür kolar göçerliği olmadığı için Yörüklük yaşam biçimini unuttuğundan Yörük kavramı köyümüz insanı kabullenmez ama yaşam biçimi hayvancılıktır ziraattır şimdi şimdi araştırmalarla Yörüklük olduğu ortaya çıkmıştır ve herkes kabullenmeye başlamıştır.

 

Babadedem Demirci Yusuf, Babam Aydın Merkeze geldiğinden sonra Çineli Mehmet Usta diye anılır Annededem (Halil Oğlu) Mehmet Değer Anamda Aydına geldiğinden sonra Duduabla lakabıyla anılır 1953 yılında Hatıpkışla köyünde dünyaya geldim ilk okulu köyünde bitirdim aile yapısı itibarı ile çok şanslıydım köyümüz yazın 2’ye bölünürdü baba tarafım çam köyü yaylasında ana tarafım karpuzlu ovasında otururdu ben hem ova hem de yayla yaşam biçimini bilirim Annem evin tek evladı olduğu için ben dünyaya geldikten sonra annededemlerin yanında büyüdüm annededem hayvancılıkla uğraşırdı ve bende hayvanları severdim Babadedem demirci idi ve ben ilk okulu bitirdikten sonra demircilik mesleğinden devam ettim. Çocukluk dönemimde beni çok üzen bir olay yaşadım ilk okul son sınıfta iken annededem intihar ederek öldü ve ben onlarla beraber yaşıyordum bu beni hayatımda ilk yıkan olaydı.

Dedemden Demircilik Ustalığını öğrenen amcam Bayram AYDOĞDU Aydın’a demirci dükkanı açtı ilk okulu bitirdiğimde bende amcama çırak olarak geldim 1 yıl amcamlarda kaldım 1 yıl sonra babamlarda Aydın’a gelerek inşaatçılığa başladı babamın Çineli Mehmet Usta lakabı buradan gelmektedir. Amcamın yanında sanatı öğrenirken spor yapmayı çok sevdiğimden dükkan komşumuz olan Mandıracının damadı İzmirli Judo hocası Ahmet ENGÜR ile tanıştım ve Judo sporuna başladım. Ailenin en büyük torunu olmamdan dolayı beni dedemlerde ölmeden görsünler diye 17 yaşında nişanladılar 18 yaşında düğünüm oldu eşim Koçarlı Zeytin Köyünden Makbule, ilk çocuğum 2 ay yaşadıktan sonra vefat etti. 1973 yılında evli iken askere gittim. Bu benim yaşamımda ikinci yıkılışım oldu 28 günlük askerken ikinci çocuğum oldu çocuğumu 4 ay sonra izine geldiğimde görebildim. Askerliğimin 16 ayını Çanakkale Gökçeada Jandarma Komando Birliğinde yaptım. Şanslımı diyeyim şansız mı veya askerin en çok istediği şey mi diyeyim 1974 Kıbrıs çıkartması zamanında Gökçeada da savaş alarmı içinde idi savaşmadım ama savaş heyecanını yaşadım. Gündüzleri Komutan Şoförlüğü yapıyordum geceleri mühimmat taşıyordum. 1 hafta hiç uyumadığımı iyi hatırlıyorum hani derler ya Allahın mucizesi anlatıldığı zaman inanası gelinmeyen bende bu olayları yaşadım. Bir gün akşam mühimmatı aracıma yükledim karargahtan çıktığımı hatırlıyorum uyandığımda cepheye vardığımı hatırlıyorum bu  yarım saatlik gibi gözüken yolu uyuyarak gittiğimden eminim. İkincisi yine mühimmatı aracıma yükledim karartma yaptığımız için araçların ışıkları yanmıyordu çok sağanak yağış başlamıştı ve ben yola çıktım yolu görmeden ezbere yine cepheye ulaştım ve ben hayatımda bu olayları yaşadığım için çok mutluyum.

 

Askerden dönüşümde o zamanlar ziraatçılığı ağır olan Ovaeymir Köyüne demirci dükkanı açtım. 4 yıl kadar kendim demircilik yaptım. Askerlikte şoförlük yaptığım için şoförlük cazibesi baskın gelerek dükkanı kapatıp  NASE İşaat Şirketinde şoför olarak işe başladım. 2 yıl şoförlük yaptıktan sonra o zamanki adı Y.E.S olan Köy Hizmetlerine atölye ustası olarak göreve başladım. 1999 yılında emekliliği hak ettiğimden emekli oldum.

Y.E.S spor kulübü adına güreş ve judo sporları yaptım. Aynı zamanda 1982 yılında Efem Judo Karate Spor Salonu açtım. 4 yıl salonu işlettim. Judo da Türkiye üçüncüleri çıkardım. 1982’nin sonunda eşim Makbule beyin kanamasından vefat etti. 2 kız çocuğuyla dul kaldım. Bu hayatımın üçüncü yıkılışıydı 1983 yılında Yenipazar Karaca Ören Köyünden Şadiye ile evlendim. Başıma gelen bu olaylardan dolayı Spor salonunu ihmal ettim ve 1986 da kapattım.28 yıl evliliğimizden sonra onun için iki ev yaptığım isteğebağlı sigortadan emekli ettirdiğim iki çocok sahibi olduğumuz şadiye hanımda anlaşamadığını söğleyerek boşanacağını söğledi ve boşandık bu benim için en büyük yıkım oldu ayrılışımızın esas sebebini o da biliyor bende mesele anlaşammazlık değil ama öğle denilmesi gerekiyordu öğle oldu 6 yıldır bekarım çocuklarım beni ihmal etmiyorlar onlardan allah razı olsun 5 çocuğum 6 torunum var onlarla mutluyum

 

1970’li yıllarda siyasetle tanıştım. Anadolu Köylü çocuğu olmamdan mı? İslam’a bağlılığımdan mı? Vatan ve Bayrak sevdasından mı? İçgüdüm beni Türk İslam sentezinden yola çıkarak Ülkücülüğü benimsedim. 1988 yıllarında Necmettin Erbakan hoca’nın çıkışlarından hoşlanarak refah partisini meyillendim faizin kalkacak olması kumarın devlet elinden kaldırılacağı genelevlerin kapatılacak olması beni refah partisinde aktif siyaset yapmamı sağladı. Ak parti kurulana kadar mahalle teşkilat başkanlığı yaptım. Ak parti kurulunca Ak partiye geçtim ve görevime devam ettim. Aktif çalışmalarım neticesinde bir dönem merkez ilçe teşkilat başkanlığı yaptım. 2008 yılında Aydın Yörük Efe Kültür Derneği’ni kurduktan sonra aktif siyaseti bıraktım.

 

Benim için hayatımda yaşadığım en güzel yıllar derneğimde başladı. Derneğimiz faaliyetlerinden Zeybek oyunları,saz kursları,Türk Halk müziği,yöresel tiyatro çalışmaları,yöresel giysi dikim kursları bu faaliyetler doğrultusunda çalışmalarımızı geliştirerek kendi diktiğimiz kostümlerle kendi sazımız kendi sözümüzle kurtuluşlara, Yörük şenliklerine,düğünlere gösteri için gitmekteyiz ve bu konuda başarılıyız. Yörükler arasında aksakallılar meclisi oluşturulduğunda derneğimiz adına toplantılara katıldım. Türkiye Yörük Türkmen Birliği kurucuları arasında yer aldım. Gösterilerin efsanesiyiz derneğimiz kurulduğundan buyana derneğin başkanıyım imkanlarım el verdiği müddetçe derneğimizin kızanlarına yardım ederim.

 

KOCA ÇINARIN DİBİNDE ILICA OLUK

ÇÖMLEKÇİ KAYASININ ALTI KOĞUK

YAYLASINDA ÇAMLARIN SESİ FIŞIL FIŞIL

PINARLARINDAN AKAR SUYU ŞIRIL ŞIRIL

İŞTE BENİM KÖYÜM.

 

 



 


  Copyright © 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım : SER YAZILIM